Başkanın Mesajları

TÜRMOB'un 22. Olağan Genel Kurul

Değerli Meslektaşlarım,

Hepimizin bildiği gibi üst birliğimiz TÜRMOB'un 22. Olağan Genel Kurul'u 15-16 Ekim 2016 tarihlerinde yapıldı.
Odamızın 24 delegesi ile katıldığı genel kurulda göreve seçilen yönetimin, mesleğimizin sorunlarına çözümler üreten, yeni projelerle mesleğimizi daha da iyi yerlere taşıyan bir çalışma sergilemesi en büyük dileğimizdir.

Birinci gün yapılan görüşmelerde, yeni yönetim kurulundan beklentilerimizin yanı sıra mesleki sorunları ve çözüm önerilerini de dile getirdiğim konuşmanın tam metnine bu yazının devamında ulaşabilirsiniz.

Saygılarımla
Ömer Faruk TOKGÖZ

Başkan

 

 


"Sayın Divan, Sayın Bakanım, Sayın Genel Başkanım, Odalarımızın Saygı değer başkan ve yöneticileri, Türkiye’nin dört bir yanından gelen TÜRMOB delegesi meslektaşlarım; sizleri, Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası adına saygı ve sevgiyle selamlıyor, üst birliğimiz TÜRMOB’un Olağan Genel Kurulu’nun meslek camiamıza katkı sağlamasını diliyorum

Değerli Meslektaşlarım,
Bu gün burada 22. olağan genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Mesleki örgütlenmemizde geride bıraktığımız 27 yılın bilançosunu çıkararak mesleki geleceğimize yön verecek kararları da burada hep birlikte almalıyız.
Oluşacak yeni yönetim kurulunun ortak aklı esas alan, çağı yakalayıp geleceği öngören proaktif bir yapılanma ile, ülkemizin ve dünyanın gelişen ekonomik ve sosyolojik koşullarına savunma yaparak değil, siyasi iradeye ve mesleğimizin ilgili olduğu kurumlara yeni kanun, tebliğ ve yönetmelik teklifleri sunarak mesleğe yeni açılımlar, kazanımlar ve çözüm önerileri getiren, öncü ve lider bir kurumun, TÜRMOB’un yaratılmasına katkı vermesini diliyorum.

Değerli Meslektaşlarım,
TÜRMOB’un 27 yıllık örgütlü geçmişinde birçok mesleki sorunla karşılaştık. Mesleğimiz devamlı sorun üreten bir meslek. Bu sorunların bir kısmını çözmekle birlikte birçoğu çözülememiş bir durumda önümüzde duruyor. Bu sorunları yapısal olarak ikiye ayırdığımızda mesleğin kendi ürettiği sorunlar ve de yasal mevzuattan kaynaklanan sorunlardır.
Öncelikle 3568 sayılı yasanın bir an önce günün koşullarını yansıtan hale getirilmelidir. Meslek Yasamız, 1989 yılında yürürlüğe girmişti o dönemde bile mesleki ihtiyaçlarımıza cevap verememekle beraber Mesleğimizi saygınlaştırmak, geliştirmek ve dolayısıyla ülke ekonomisini daha iyi yerlere taşımaktan uzak haliyle 27 yıldır yürürlükte bulunmaktadır. Bu süre içerisinde yapılan kimi değişiklikler beklentileri ve ihtiyaçları karşılayamamıştır. Gelişen teknoloji, vergilendirme sistemindeki değişiklikler, eğitim sistemi, ticaret ve yaşam standartlarının değişmesi gibi birçok nedenle meslek yasamız uygulama sırasında çok büyük sorunlar yaşatmaktadır. Mesleğimizin daha iyi yerlere gelmesi, gerek kamu kurumlarında gerekse de müşterilerimiz nezdinde itibarımızı arttırmak istiyorsak meslek yasamız bir an önce günümüz koşullarına uyarlanmalı daha katılımcı ve demokrasiyi yansıtan hale getirilmelidir. Ve TÜRMOB bu konuda üstüne düşeni yapmalı öncelikle değişiklik önerileri ile ilgili girişimlerde bulunmalıdır.

Mesleğimiz doğal bir sürecin gereği olarak elde etmiş olduğu yetkilerini hukuk kaynaklarından almaktadır. Bu yetkilendirme şekli mesleğimizin statik bir kimliğe dönüşmesine sebep olmaktadır. Piyasa şartları dahilinde ki dinamik olarak gerçekleşen yeni iş alanlarının oluşumunun yanı sıra;
* KGK bağımsız denetçilerle ilgili limitleri bir an önce Avrupa birliği sınırlarına çekmelidir. Bu işlemlerin ağırdan alınması yerelde kurulmak istenen bağımsız denetim şirketlerinin oluşumuna engel olmakta 4 büyüklerin yerelde yapılanmasının önünü açmaktadır.
* TTK bünyesindeki Anonim Şirketlerin denetimi yönetmeliği acilen çıkartılmalıdır.
* TTK nın değiştirilmeden önce yasalaşan İşlem Denetçiliği tekrar getirilmeli meslek mensuplarımızın yetkisine verilmelidir.
* Genç meslek mensuplarımızın Bağımsız Denetçiliğinin önü açılmalıdır.
* İç Denetçilik ve Bilgi Teknolojileri Denetçiliği yasal statüye kavuşmalıdır.
* Türkiye Muhasebe Standartları, Türkiye Denetim Standartları, Vergi, SGK, Etik konuları başta olmak üzere Zorunlu Meslek içi Eğitim Yönetmeliği acilen çıkartılmalıdır.
* Muhasebe büroları ve şirketlerinin KOSGEB Veri tabanına kaydı sağlanmalı, Teşviklerden faydalanmaları sağlanmalıdır.

Ülkemizde yeni başlayan arabuluculuk müessesine dahil edilmeyen meslek örgütümüz TÜRMOB’un arabuluculuk müessesinin içinde yer alması sağlanmalı ve meslek mensuplarımıza iş alanları yaratılmalıdır.
Kamu ve yerel yönetimlerde meslek mensubu istihdamına yönelik çalışmalar mutlaka yapılmalı ve mesleğe yeni giren genç meslektaşlarımıza iş olanakları sağlanmalıdır.
Haksız rekabetin, belki de en önemli unsuru ücret tarifesinin altında sözleşme düzenlenmesi olduğu hepimizin malumudur. TÜRMOB, 2015 yılında hayata geçirdiği E-birlik projesi ile Haksız Rekabeti önlemede çok büyük bir adım atmıştır. Bu projeye emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ederim. Aradan geçen 2 yıla yakın bir süreye rağmen, e-birlik projesinin haksız rekabetle mücadele modülünün tam olarak hayata geçirilmediği, verilerin analiz edilerek haksız rekabeti önleyici adımlar atılmadığı da bir gerçektir. Öncelikle genel kurul sonrasında bu adımlar atılmalıdır. Haksız rekabetle mücadelenin gerçek anlamda sonuç verebilmesinin yolu uygulanmakta olan tüm e-uygulamaların entegrasyonundan geçmektedir. Her kurum kendi sisteminde ayrı ayrı yetki ve sözleşme girişi yapması yerine e-birlik üzerindeki sözleşme girişlerinin tüm yetkilendirmeler için yeterli olması gerekmektedir. Tek bir meslek sözleşmesi içeriğinde yapılan revize işlemleriyle vergi, SGK, vs tüm e-uygulamalara yetki alınmış olması gerekmektedir.

Değerli Meslektaşlarım,
Mevzuattan kaynaklanan sorunlara değinecek olursak, Siyasi iradenin 5786 sayılı yasa ile başlayan mesleğe bakışı meslekte başka odaların da olabileceği söylemleriyle bu güne gelmiş ve Nispi aidat sorunu ile son noktaya ulaşmıştır. Nispi aidatın bir an önce çözülmesi günün koşullarını yansıtır hale getirilmesi gerekmektedir. Alt sınır kaldırılmalı , zarar eden meslek mensubu nispi aidat ödememeli. Adaletli olarak olmak üzere yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu düzenlemeyle mesleğe 26 yıldır çok önemli kazanımlar sağlayan, mesleğin gelişiminin vergi adaletini doğurduğu önermesinden hareketle odalarımızın teşvik edilmesi gerekmektedir. Parasal olarak açmaza itilen odalarımızın varoluş mücadelesine girmesi mesleğin, meslektaşın, devletin vergi ve prim toplama mücadelesine girmesine sebep olacak dolayısıyla tüm ilişkili kişi veya kurumlar zarar görecektir. Odalarımıza sahip çıkmak başta devlet olmak üzere tüm meslektaşlarımızın en önemli hedefi olmalıdır.
SGK ve muhtasar beyannamelerin birleşmesinden ötürü işveren hatalarından dolayı meslek mensubuna müteselsil sorumluluk yüklenmesi uygulamasından bir an önce vazgeçimelidir.
Hepimizin bildiği gibi mesleğimizi iyi icra edebilmek için yasaları/mevzuatı iyi bilmemiz yetmemektedir. Bu bilgilerin üstüne, hemen her gün bir yenisi çıkan tebliğleri de takip etmek, öğrenmek ve yorumlamak gerekmektedir. Ama her gün sabah “yeni bir tebliği çıkmış mı?” diye Resmi Gazete’ye bakmak, çıkmışsa okuyup, yorumlamak, tartışmak istemiyoruz. Mesleğimizin ilgili olduğu konulardaki düzenlemeler yayınlandığı gün değil, en az 30 gün sonra yürürlüğe girmelidir.

Mersin SMMMO yayın organı Bülten’in Mayıs/2001 ve Ekim 2002 (TÜRMOB Özel) sayılarında Yeni Bir Tek Genel Tebliğ İstiyoruz başlığıyla kapağa taşıdığımız ve TÜRMOB genel kurulunun gündemine taşıdığımız bu konu ne yazık ki hala gündemdedir. Meslektaşlarımızın vergi kanunlarını doğru uygulayabilmeleri, vergi ziyanına yol açmamaları ve mükelleflerin cezalı duruma düşmemesi için 15 yıldır olduğu gibi bir kez daha tekrarlıyoruz: 'Tek Tebliğ' uygulaması bir an önce hayata geçmelidir. Hem tek tebliğ uygulamasında hem de maliye bakanlığınca dile getirilen tutulacak defter sayılarındaki sınırlama ile ilgili olarak Mersin’de daha önce yapmış olduğumuz uygulamalar ışığında her türlü katkıyı vermeye hazırız.
Yıllardır kronik hale gelen
-KDV'yi doğuran olayın tahsilata bağlanması,
-Sözleşmelerden alınan damga vergisinin kaldırılması
-B-A ve B-S formlarının Geçici vergi beyanları ile birlikte verilmesi ve kesilen cezaların azaltılması
-Sadece adı ve prestiji kalan Mali tatil uygulamasının içinin doldurulması
-E-Beyan şifrelerinin Sadece Meslek mensuplarına verilmesi
- Özellikle beyannamelerin verilmesinin son gününde meslek mensuplarımız, hasta bile olsa cezalı duruma düşmemek için işinin başında olmak zorunda kalıyorlar. bu nedenle meslek mensubu ile ilgili 'mücbir sebep'in tanımının yapılması.
Mesleğe ve her seferinde köprü olduğumuz söylenmesine rağmen meslektaşlarımıza gereken önemin verilmemesi ile yapılamayan vergi denetimleri sonucunda matrah artırımı müessesesini çalıştırarak
Yaptığımız işi önemsiz kılmakta, mükellef nezdinde mesleğimizi itibarsızlaştırmakta. Emek sarf ederek yaptığımız kayıtlarımız bir çırpıda önemini yitirmekte, değersizleşmektedir.
Değerli meslektaşlarım,
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken 22, olağan genel kurulumuzun ülkemize ve mesleğimize yararlar getirdiği ve katkı sunduğu bir sonuç doğurması dileğiyle, sizleri Mersin SMMM Odası adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum."

Üst birliğimizin yeni yönetim kurulunun mesleğimize ve camiamıza hayırlı olmasını dileriz.

 

Mesaj Arşivi>>