Bağımlı Üyeler

Sık Sorulan Sorular

BAĞIMLI ÇALIŞAN MESLEK MENSUPLARINCA SIK SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI

 

 

 

 1)      Bağımlı çalışan meslek mensubu adli bilirkişilik yapabilir mi?

 

Bilirkişilik yapmak, 3568 Sayılı Kanunun 2.maddesinin 1.bendinde belirtildiği üzere Muhasebecilik ve Mali müşavirlik mesleğinin konusuna giren işlerden olup; meslek mensubu sıfatıyla 3 yıllık mesleki deneyime ve İl Adli Yargı Adalet Komisyonunca talep edilen diğer şartlara haiz olunması kaydıyla bir işyerine bağımlı olarak çalışanların adli bilirkişilik yapmasının önünde herhangi bir mevzuat engeli bulunmamaktadır.


 

2)      Bağımlı çalışan meslek mensubu çalıştığı firmaya ait sermaye artırım raporu vs düzenleyebilir mi?

 

Bir işyerinde hizmet akdiyle çalışıp söz konusu firmanın bordrosunda bulunan meslek mensubu, sadece çalıştığı işyeri ile sınırlı olmak kaydıyla, meslek kaşesini kullanarak o işyerinin sermaye artırım vs raporlarını düzenleyebilir.


 

3)      Bağımlı çalışan meslek mensupları YYM karşıt inceleme raporlarını doldurmak ve imzalamak zorunda mıdır?

 

Konu, 3568 Sayılı meslek Kanunumuzun 27 ve 29 numaralı genel tebliğlerinde açıklanmış olup; söz konusu raporların meslek mensuplarınca doldurulması ve imzalanması zorunluluğu bulunmamaktadır. 27 No’lu Genel tebliğe göre, esas olarak defter ve belgelerin ibrazı YMM tarafından yazı ile istenecek ve karşıt incelemeler de bizzat YMM’ce mükellefin işyerinde yapılacaktır. Ayrıca 29 No’lu Genel Tebliğde belirtildiği üzere, karşıt inceleme raporlarının meslek mensubunca imzalanması zorunluluğu kaldırılmıştır.

 

 

4)      Bağımlı çalışan meslek mensubu imzaladığı beyan ve bildirgelerden doğacak zararlardan işverenle birlikte müteselsilsen sorumluluk taşır mı?

 

Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin 3568 sayılı yasanın 2-A/a bendinde belirtilen görev alanları ile ilgili işlemlerinden dolayı ortaya çıkacak mali sorumlulukları 4008 sayılı kanunla Vergi Usul Kanununa eklenen mükerrer 227. madde ile hüküm altına alınmıştır. Buna göre; beyannameyi imzalayan meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükelleflerle birlikte, müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır. Öte yandan, 23.02.1995 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 1 SIRA NO’LU VERGİ BEYANNAMELERİNİN SERBEST MUHASEBECİ VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLERCE İMZALANMASI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ’İN ( C ) bendinin üçüncü fıkrasına göre; “Muhasebeye ilişkin işlemleri 3568 sayılı kanuna göre ruhsat almış ve işletmede bağımlı olarak çalışan meslek mensuplarınca yerine getirilen mükelleflerin beyannameleri, bağımlı olarak çalışan serbest muhasebeci veya serbest muhasebeci mali müşavir tarafından imzalanacaktır. Bu mükelleflerin beyannamelerini ayrıca bağımsız çalışan Serbest Muhasebeci veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere imzalattırmalarına gerek bulunmamaktadır. Bu hükmün uygulanabilmesi için bağımlı çalışan meslek mensubunun, işletmenin muhasebesinden birinci derecede sorumlu ve işletmede en az kesintisiz 6 aydan beri çalışıyor olması gerekmektedir…”

Buna göre, bağımlı çalışan meslek mensupları da, imzaladıkları beyannamede yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkacak vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden, yukarıdaki koşulların varlığı halinde, işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacaktır.

İnceleme yapmaya yetkili olan yerel ve merkezi denetim elemanlarınca (VUK.135) yapılan incelemeler neticesinde vergi matrahında bir fark ortaya çıkması halinde, beyannameyi imzalayan Serbest Muhasebeci veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirin somut olayla ilgili sorumluluklarının tespitinin yapılması gerekmektedir. Denetim elemanı inceleme raporunda, tespit edilen matrah farkı ile meslek mensubunun maddi ve hukuki sorumluluğunu net bir biçimde ortaya koyarak, bu matrah farkından Serbest Muhasebeci veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirin sorumlu olup olmadığını açıkça belirtmelidir.

 

 

5)      Bağımlı çalışan meslek mensubu adına işverence ödenecek oda aidatı işyeri açısından ticari kazancın tespitinde gider kabul edilebilir mi?

 

GVK’nun 61.maddesi ücreti, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlayarak; ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması…onun mahiyetini değiştirmez, demektedir.

İşveren tarafından karşılanan üyelik aidatı ücret olarak değerlendirilmelidir. Üzerinden vergi hesaplanan bu üyelik aidatı tutarı işletme tarafından gider olarak dikkate alınabilir.

 

 

 

6) Bağımlı çalışan meslek mensupları 6102 Sayılı yeni TTK’na göre, çalıştıkları işyerlerinde ve/veya başka şirketlerde denetçilik yapabilirler mi?

 

 

6102 Sayılı yeni TTK’nun 400. maddesinin 1. fıkrasına göre aşağıdaki hâllerden birinin varlığında, yeminli mâlî müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir, bağımsız denetleme kuruluşu ve bunun ortaklarından biri ve bunların ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği birlikte yaptıkları kişi veya kişiler, ilgili şirkette denetçi olamaz. Şöyle ki, önceki cümlede sayılanlardan biri;

a) Denetlenecek şirkette pay sahibiyse,

b) Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanıysa veya denetçi olarak atanmasından önceki üç yıl içinde bu sıfatı taşımışsa,

c) Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse yahut denetlenecek şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hımsıysa,

d) Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde bulunan veya böyle bir şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip olan bir işletmede çalışıyorsa veya denetçisi olacağı şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veriyorsa,

e) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunmuşsa,

f) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının çıkarılmasında denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunduğu için (e) bendine göre denetçi olamayacak gerçek veya tüzel kişinin veya onun ortaklarından birinin kanuni temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, yönetim kurulu üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak bizzat kendisi ise,

g) (a) ilâ (f) bentlerinde yer alan şartları taşıdığı için denetçi olamayan bir denetçinin nezdinde çalışıyorsa,

h) Son beş yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin tamamının yüzde otuzundan fazlasını denetlenecek şirkete veya ona yüzde yirmiden fazla pay ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde etmişse ve bunu cari yılda da elde etmesi bekleniyorsa,

denetçi olamaz; ancak, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği, katlanılması güç bir durum ortaya çıkacaksa (h) bendindeki yasağın kaldırılması için belli bir süreyle sınırlı olarak onay verebilir.

 

 

 

7) Şirket ortağına ödenen ücretle ilgili sigorta primi gider kaydedilebilir mi?

 

Şirket ortaklarına ödenen huzur hakkı geniş anlamda her ne kadar bir ücret ise de, hizmet akdi bir işçi-işveren ilişkisinden doğmadığı için 4/a kapsamında sigorta primine tabi değildir Bu nedenle, huzur hakkı ödenenler adına her ay bordro düzenlenip sadece Gelir vergisi ve Damga vergisi kesintisi yapılarak gider kaydedilebilir.

 

 

 

8) Bağımlı çalışan meslek mensubu aynı zamanda başka bir meslek mensubuyla Mali Müşavirlik şirketi kurup, ortak olabilir mi?


Meslek mensupları, Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar. Meslek mensupları kendi mesleki faaliyetleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunamazlar. Ticari mümessillik, ticari vekillik ve acentelik yapamazlar. Adi ve kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirketlerde komandite ortak olamazlar. Limited ve anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevlerinde bulunamazlar. Ancak Limited ve Anonim şirketlerde ortak olmalarının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.