Duyuru Detay

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Basın Açıklaması
06.03.2015

8mart_tumb8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında başlattığı grev, polisin işçileri fabrikaya kilitlemesiyle ve sonrasında çıkan yangından dolayı işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçinin can vermesiyle sonuçlandı. Bu katliamın unutulmaması, ölenlerin anılması, kadınlara daha iyi şartlarda çalışma ve yaşama olanağı sağlanması için, 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Aradan geçen onca zamana rağmen kadının toplumdaki yeri, sosyal hakları ve kadına uygulanan şiddet konusunda çok fazla yol kat etmediğimizi görüyoruz.

Erkeklerin yönettiği bir dünyada kadınları ikinci sınıf insan olarak görmeye ve yaşamaya zorlayan sistemde, kadınları ‘korumak’ adına hayata geçirilen erkek zihniyetinin ürünü uygulamalar, kadını toplumdan dışlamaktan, üretimden ve hayatın her alanından uzaklaştırmaktan öteye gitmemekte, kadının üretimden gelen gücünü kullanmasına imkân vermemektedir.

Kadının ekonomik, siyasi ve sosyal açılardan aşağı seviyelerde görülmesi, kadının dışlanması, kendi ayakları üzerinde duramayan, korunmaya ve kollanmaya muhtaç ‘aciz’ canlılar olarak algılanmasını normalleştirmektedir. Ve yine bu algıya bağlı olarak kadına şiddet, toplumsal baskı, cinsiyetçi bakış, sömürü, iş yerinde ayrımcılık, tecavüz de olağanlaştırılmakta ve cezasız kalmaktadır.

Bazı yetkililerin her gün yeniden ürettiği kadın-erkek eşit değildir söylemi, erkek egemenliğini beslemektedir. Her gün onlarca tecavüzcünün ve katilin aklanması dışarıdaki tecavüzcüleri yüreklendirmektedir. Kadınların nasıl giyineceğinden, nasıl yaşayacağına kadar, kaç çocuk doğuracağından,  çocukların nasıl  doğurulması gerektiğine kadar kadınlara sürekli müdahalede bulunulmaktadır.

Katiller korunmakta, tahrik indirimi adıyla cezalarda indirim uygulanmakta, kadınlar şiddete, hatta yaşamlarına mal olan uygulamalara karşı korumasız bırakılmaktadırlar.

Ülkemizde birileri ne zaman ağızlarını açsa bir kadın ya öldürülmekte ya da erkekler tarafından şiddete, tacize, tecavüze maruz bırakılmakta, Yargıda ise kadınlar erkek egemenliğine ve kadın düşmanlığına mahkum edilmektedir.

Çözüm olarak sunulan, pembe otobüs tarzı uygulamalar, “çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin”  önerileri kadını korumaya yönelik olmaktan çok, kadını toplumdan, üretimden soyutlamaya, dışlamaya yönelik, bataklığı kurutmak yerine sineklere ‘nasihat etmeye’ benzer uygulamalardır. Bu tür uygulamaların ve anlayışın devamında, “etek giyme, başını ört, otobüse binme, sokağa çıkma, gülme” ve çok daha ötesi yaptırımlar ve baskılar gelmesi kaçınılmazdır.

Mersin SMMM Odası olarak kadına yönelik şiddetin, baskının olmaması için gerekli kanunların bir an önce çıkarılması, toplumun temel değişim aracı olan eğitim sisteminin düzenlenmesi ve kadının eşit statüde olmasının sağlanması gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nün kadınların ellerine birer karanfil tutuşturulup davul zurna eşliğinde bir kenarda avutulmadığı, yaşamın her alanında, her platformda erkeklerle eşit konuma erişmesinin mücadelesinin verildiği bir gün olduğunun bilinciyle tüm kadınlarımızın Emekçi Kadınlar Gününü kutlarız.

MERSİN SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI


Bu içerik 6.3.2015 16:56:57 tarihinde yayınlanmıştır. | Görüntülenme Sayısı: 677